KELİMELERİN KÖKENİ; Türkçe Ay İsimleri

Son Günlerde Kelimelerin Kökenlerine Takmış Durumdayım,
O yüzden Bazı araştırmalar yaptım,
Öncelikle Bir yıl içindeki ay isimlerinin kökenine bakalım;

OCAK – Türkiye’de, Atatürk devrimine değin Arapça’da “ocak” anlamına gelen “kânûn كانون” kullanılırdı. 1945 yasasıyla Ocak olarak bu ayın isimi değiştirildi. Eski Türkçedeki “oc-mak, uc-mak” “ateş tutuşturmak” kökünden de olabilir. Ocak, ateş yakılan yer, ev, yuva sözcükleriyle bağlantılı olup ocakların yakıldığı, günlerin dışarıda çalışarak, avlanarak değil de, ocaklarda (evlerde) geçirildiği soğuk ay, anlamını taşımaktadır. Ocak adı ayrıca üç uzun çubukla ateş üstünde pişirme kabının tutulmasına yarayan düzeneğin, üçok’un adının evrilmesi sonucunda da bugünkü formuna kavuşmuş olabilir.

ŞUBAT – Süryanice Şabat sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. Dinlenilen gün anlamına gelen şabat, tarım toplumu olan anadolu süryanilerinin bu ayda mevsimden dolayı tarımsal faaliyet göstermeyip, evlerinde kışın bitmesini beklemesinden kaynaklanıyor.

MART – Eski Roma’da Mart ayının adı, Roma Savaş Tanrısı “Martius” idi ve bu ayın savaşa başlamak için şanslı bir zaman olduğu kabul edilirdi. Mart ayının adı pek çok dilde benzerdir: März (Maerz) (Almanca), Mars (Fransızca), Maris (Arapça), Marzo (İspanyolca), Marzo (İtalyanca), March (İngilzce) ve Maart (Hollandaca).

NİSAN – Nisan sözcüğünün, Farsça (nisan), Süryanice (nisanna), Sümerce (nisag = ilk meyveler), Akadca (nisānu) ve İbranice (nîsān) sözcüklerinden alındığı söylenebilir. Kısacası İlk Meyve diyebiliriz.

MAYIS – Mayıs adı, Roma bereket Tanrıçası Bona Dea ile birlikte tanımlanan, Yunan Tanrıçası “Maia’nın ayı”(Maya diye okunur) anlamında Latince maius mensis’ten gelmektedir.

HAZİRAN – Süryanice sıcak anlamına gelen “hazıran” sözcüğünden alınmıştır.

TEMMUZ – Eski Türkçede “tamu-z” “çok sıcak, cehennem” sözcüğünden, Sümerce/Sumarca/Sümmerce/Suomerce bereket tanrısı bir Tammuz sözcüğünden gelmektedir. Süryanca/Süryanice temmuz sözcüğü aynen Türkçeye geçmiştir.

AĞUSTOS – Ağustos adı ismi Roma İmparatoru Caesar Augustus’a ithafendir. Bir rivayete göre, Augustus da, tıpkı Julius Caesar’ın ayı Temmuz gibi (Julius’dan kaynaklanan July: Temmuz) kendi ayının da 31 gün çekmesini istediği için Ağustos ayında 31 gün vardır. Augustus, Cleopatra’nın öldüğü zamana denk geldiği için, bu ayın, takvimde bulunduğu yere yerleştirilmesini istemiştir. Augustus bu aya adını vermeden önce ağustos ayı, Mart ayı ile başlayan Roma takviminde altıncı ay olduğu için, Latince “Sextilis” olarak adlandırılmaktaydı.

EYLÜL – Arapça eylûl, Süryanice “üzüm” anlamındaki aylûl’den (üzüm ayı) arapçaya girmiş oradan türkçeye geçmiştir.

EKİM – Türkiye’de, Atatürk devrimine değin Sümer-Babil-İbrani-Süryani-Arami ad Tişri den gelme Teşrin-i Evvel olan ayın adı Cumhuriyet’ten sonra da İlk Teşrin, İlkteşrin ya da Birinci Teşrin, Birinciteşrin olarak kullanıldı, 10 Ocak 1945’te kabul edilen 15 Ocak 1945’te yürürlüğe giren ve dört ayın adlarını değiştiren yasa ile ayın adı ekim yapıldı. Türkçe “ekme” eyleminden türemiş olup tarlaların sürülüp ekildiği ay anlamındadır.

KASIM – Türkiye’de, Atatürk devrimine değin Sümer-Babil-İbrani-Süryani-Arami Tişri den gelme ad ile Teşrin-i Sani olan ayın adı Cumhuriyet’ten sonra İkinci Teşrin, İkinciteşrin olarak kullanıldı, 10 Ocak 1945’te kabul edilen 15 Ocak 1945’te yürürlüğe giren ve dört ayın adlarını değiştiren yasa ile ayın adı kasım yapıldı.
Ayın adı bir iddiaya göre Arapça kâsim قاسم, (bölen)’den gelmektedir, ama neyi bölmektedir? Oysa Anadolu’da, bu yasa çıkmadan yüzyıllar öncesinden beri halk yılı, kasım, kasım günleri ve hızır, hızır günleri diye ikiye ayırır, hızır günleri 6 Mayıs günü ile başlar ve kasım’a dek sürer.

ARALIK – Türkiye’de, Atatürk devrimine değin Arapça’da “ocak” anlamına gelen “kânûn كانون” sözcüğünden türeyen Kânûn-i Evvel, Kanunuevvel, Kanunievvel, Kânunuevvel olan ayın adı Cumhuriyet’ten sonra İlk Kânun, İlkkânun olarak kullanıldı, 10 Ocak 1945’te kabul edilen 15 Ocak 1945’te yürürlüğe giren ve dört ayın adlarını değiştiren yasa ile ayın adı aralık yapıldı. “Ay isimleri devrimi” her ne hikmetse ancak ve ancak 1945 yılında becerilebilmiş, ortaya atılan “gücük, yelin, açaray, gülay, bozaran” gibi birtakım garip isimlerden vazgeçilmiş, buna karşılık “ekim, kasım, aralık ve ocak” kalmıştır…
Bunlardan “aralık” isminin de tuhaf bir özelliği vardır: “Kânun-u Evvel” ayına isim bulunamamış, kasım ile ocak arasında “arada” kaldığı için ismi aralık olmuştur!

BENİM YORUMUM: ARALIK olmamış çünkü kökeni ve hikayesi olan ay adları daha bir anlamlı, Aralık sallama bir ay ismi olmuş.

1945 YASASI

KANUN NO: 4696
BAZI AY ADLARININ DEĞİŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN
10 Ocak 1945
(Resmi Gazete ile neir ve ilanı: 15 Ocak 1945-sayı:5905)
3.t.Düstur, c.26-s.180

Madde 1- Teşrinievvel ayı EKİM, Teşri nisani ayı KASIM, Kanuni evvel ayı ARALIK ve Kanunsani ayı da OCAK olarak değiştirilmiştir.

Madde 2- Bu kanun yayamı tarihinden yürürlüe girer.

Madde 3- Bu kanunu Bakanlar Kurulu yürütür.

EĞER KANUNDAKİ TÜM İSİMLER YASALAŞSAYDI AY İSİMLERİMİZ AŞAĞIDAKİ GİBİ OLACAKTI:

ESKİ İSİM YENİ İSİM

KANUNİSANİ – OCAK 1945 yasasıyla değiştirildi
ŞUBAT – GÜCÜK
MART – YELİN
NİSAN – AÇARAK
MAYIS – GÜLAY
HAZİRAN – BOZARAN
TEMMUZ – BİÇİM
AĞUSTOS – DERİM
EYLÜL – VERİM
TEŞRİNİEVVEL – EKİM 1945 yasasıyla değiştirildi
TEŞRİNİSANİ – KASIM 1945 yasasıyla değiştirildi
KANUNİEVVEL – ARALIK 1945 yasasıyla değiştirildi

1 Yorum

  1. Ebu

    Güzel bilgiler edindim, ellerine sağlık.

    Cevapla

Bir Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

güvenlik kodu *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.